GÜNCEL
Giriş Tarihi : 11-06-2021 12:56   Güncelleme : 11-06-2021 12:56

CHP Kadın Kolları Başkanı Nazlıaka: Tenceremizde Aş Değil İş Değil Dert Kaynıyor Dediler

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, “Çadırları ziyaret ettik. Şanlıurfa’dan gelen aileler oradaydı. Onlarla yaptığımız görüşmede, şunu söylediler. Bizim hiçbir sosyal güvencemiz yok. Yani bir sağlık sorunu olduğunda yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Eşimizi tedavi ettiremiyoruz. Çocuğumuzun sağlık sorunu olsa ona ilca alamıyoruz ve günlük 80 TL gibi bir paraya çalışıyoruz. Tenceremizde aş değil iş değil dert kaynıyor dediler” dedi.

CHP Kadın Kolları Başkanı Nazlıaka: Tenceremizde Aş Değil İş Değil Dert Kaynıyor Dediler

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve beraberindeki heyet yarın CHP yaşam hak otobüsü ile Şanlıurfa'ya geldi.

 

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka CHP Şanlıurfa İl Başkanlığı’nda basın açıklaması yaptı.

 

 

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın basın açıklamasında satır başları ise şöyle:

 

“BİZLERİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMASI GEREKİYOR”

 

 “Bizler yaşam halk otobüsümüz ile yollardayız. Bugün  de peygamberler kenti Şanlıurfa’mızdayız. Gerçekten sizlerle Urfa’da buluşmak bizler için çok değerli, çok anlamlı.  Bizler kadına yönelik şiddetle mücadele için bir projeyi hayata geçirdik. Projemizin adı Yaşam-Hak, yaşam ve hak kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşuyor. Çünkü dedik ki yaşama hakkı bir insanın en temel hakkıdır. Ve ne yazık ki, ülkemizde her gün bir kadın katledilirken, her gün 3 kadından birisi şiddet türlerinden birisine maruz kalırken ve ülkeyi yönetenler adeta buna seyirci kalırken, bizlerin elini taşın altına koyması gerekiyor. Şu anda CHP olarak icracı bir konumda olmamamıza rağmen, muhalefette olmamıza rağmen elimizi taşın altına koyduk ve icracı bir proje ortaya çıkardık.

 

“BİZİM İÇİN BİN YILDA BİR CAN BİLE KAYBEDİLMEMELİDİR”

 

“İstanbul sözleşmesi gibi kadınların can simidi olan bir sözleşmenin feshi sonrasındaki süreci şöyle tarif ediyoruz. Fesihte önceki gün 34 gün içerisinde sadece 34 kadın öldürülmüştü. Fesihten sonraki 34 gün içerisinde 25 kadın öldürüldü. Yani demek istiyor ki, fesih sürecinden sonra katledilen 25 can kabul edilebilir. Biz bu anlayışı reddediyoruz. 34 can ne demek 34 günde? 25 can ne demek 34 günde? Bizim için bin yılda bir can bile kaybedilmemelidir. Bizler rakamlardan değil insan hayatından bahsediyoruz. Bir aileden bahsediyoruz. Geleceksizlikle karşı karşıya kalan çocuklardan bahsediyoruz. Evladının acısını unutamayan analardan, babalardan, arkadaşlardan, kardeşlerden bahsediyoruz. Onun için asla ve asla şiddete karşı sıfır toleransla yaklaşmayanların yanında yer almıyoruz. Şimdi tablo ortada, AKP ne yazık ki, ne kadın hakları, ne insan hakları, ne demokrasi, ne ekonomi, ne eşitlik ne de toplumsal barış konusunda herhangi bir yol kat edememiştir. Ülkeyi yok edeceğiz diye iktidara geldiler değerli arkadaşlar. O 3 Y neydi arkadaşlar? Yasaklar zirve yaptı, yolsuzluk zirve yaptı, yoksulluk zirve yaptı.”

 

 

“TENCEREMİZDE AŞ DEĞİL İŞ DEĞİL DERT KAYNIYOR DEDİLER”

 

“Çadırları ziyaret ettik. Şanlıurfa’dan gelen aileler oradaydı. Onlarla yaptığımız görüşmede, şunu söylediler. Bizim hiçbir sosyal güvencemiz yok. Yani bir sağlık sorunu olduğunda yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Eşimizi tedavi ettiremiyoruz. Çocuğumuzun sağlık sorunu olsa ona ilca alamıyoruz ve günlük 80 TL gibi bir paraya çalışıyoruz. Tenceremizde aş değil iş değil dert kaynıyor dediler. Dolayısıyla bir kez daha onların hem kayır dışı çalıştırılmalarına hem de ne kadar zor koşullarda çalıştıklarına şahitlik etmiş olduk. Onların sesine ses katmak amacıyla da bu konuda bir çalışma yapıp bunu da basınımızla da paylaşacağız.”