Asayiş
Giriş Tarihi : 24-01-2022 10:50   Güncelleme : 24-01-2022 10:50

Şanlıurfa barosundan 24 ocak açıklaması

Bugün 24 Ocak... Bugün Tehlikedeki Avukatlar Günü. Uluslararası Tehlikedeki Avukatlar Günü 45 yıl önce bugün, İspanya'da Atocha Katliamı'nda öldürülen 5 avukatın anısına ilan edildi. Ne yazık ki Atocha Katliamı'ndan bu yana avukatlar, dünyanın dört bir yanında mesleki faaliyetlerinden dolayı tehdit edilmeye, saldırıya uğramaya, tutuklanmaya ve öldürülmeye devam ediyorlar.

Şanlıurfa barosundan 24 ocak açıklaması

Avukatlık, yasa ve hukuk mekanizmaları önünde çaresiz kalan bireylerin savunulması üzerine kuruludur ve yurttaşların hak arama mücadelesinin önemli bir parçasıdır. Bağımsız bir yargı, avukat olmadan kurulamaz; avukatsız bir yargılama, adaleti asla sağlayamaz. Bu açık gerçeğe rağmen yargıyı siyasetin bir aracı olarak gören anlayış, avukatlara ve avukatlık mesleğine yönelik saldırıları dünyanın her yerinde devam ettirmektedir.

 

Uluslararası hukuk, avukat güvencesinin altını önemle çizer. BM'nin 1990 yılında kabul ettiği Avukatların Rolü Hakkındaki Temel İlkeler'in 18. maddesinde "avukatlar görevlerini yerine getirdikleri için müvekkilleri ve müvekkillerinin yaptıkları ile özdeşleştirilemezler" denmektedir. Aynı belgenin 20. maddesinde "avukatların meslekleri gereği hukuki veya idari bir otorite önünde yaptıkları yazılı veya sözlü açıklamaların medeni ve cezai bağışıklığı" olduğu yazılıdır. Yine BM'ye göre avukatlar mesleki görevleri nedeniyle kovuşturulamazlar, idari, ekonomik ve diğer yaptırımlara tabi tutulamaz veya bunlarla tehdit edilemezler.

 

Bugün Türkiye'de sadece yürüttüğü mesleki faaliyetler nedeniyle tutuklu bulunan onlarca meslektaşımız bulunmakta, bir o kadarı da soruşturma ve kovuşturma altında bulunmaktadır. Türkiye’nin hukuk tarihi boyunca avukatların bu denli tehlikede olduğu bir zaman dilimi yaşanmadı. Yaşadığımız süreçler zaten çok sancılı bir seyir içindeyken üstüne gelen OHAL rejiminin ilk hedefi konumuna geldik. KHK’lerle sınırlanan savunma hakkının yok edilmesine direnirken, tehdit edildik, darbedildik, duruşmalardan atıldık, tutuklandık, dahası Tahir Elçi olup öldürüldük... Üçayaklı minarenin altında, yargının üç ayağından birini kaybettik o gün.

 

16 Mart 2021 tarihinde görevi gereği gittiği haciz mahallinde borçlu tarafından katledilen meslektaşımız Av. Ersin Arslan’ın ölümü, son yıllarda mesleğimize yapılan en büyük saldırılardan biri olarak kayıtlara geçmiştir. Bu nedenle görevimizi ifa ederken can güvenliğimizin sağlanması için gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılması elzemdir.

 

2022 yılına girerken meslektaşlarımızın güvenliğinin tam manasıyla sağlandığı, avukatların yaptığı görev nedeniyle müvekkilleriyle özdeşleştirilmediği, tam bağımsız yargının bütün mekanizmalarıyla işler hale geldiği bir ülke ve dünyanın özlemi içindeyiz. Buradan bütün dünyaya ilan ediyoruz ki, hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz. Tehditler bizi yıldırmayacak. Genlerimizdeki mücadele azmini hep diri tutacağız.Türkiye'de ve dünyada avukatların tehlike altında olmadan mesleklerini özgürce yerine getirdikleri günler için var gücümüzle mücadele etmeye devam edeceğiz.

 

ŞANLIURFA BAROSU AVUKAT HAKLARI MERKEZİ